| |
MARAŞ DESTANI
Reşit SELÇUK
Büyüklerin içini titretirken anışı, Benliğimde duyardım intikam uyanışı Nasıl Siper olmuştu yurda gövde, kel ve baş Hatıran en ulvidir, Ölmez kahraman Maraş.
Cihan yakan ateş En son bizi yakmıştı, Yenilmez milletimiz silahı bırakmıştı Kesilir sanmışlardı Türkün azimkar sesi Düşmanlara hız verdi Mondros mütarekesi.
Tarihe açılıyor derlerken yeni bir devr, Kollarımız bağlandı ve imzalandı sevr, Kahredici bir elin imza attığı kağıt Milletine vermişti hiç dinmeyen bir ağıt
Akıyordu dört yandan yurda düşman sanki sel, Sarıyordu vatanı hain, canavar bir el Her taraftan üşüştü düşmanlar alay alay Zannettiler ki söner tarih yapan yıldız, Ay
İstanbulu, İzmiri, daha nereleri var Kapış, kapış edildi yaralı olan diyar, Haykırdılar cihana, Kırdık Türkün belini, Bin asırlık ejderin getirdik ecelini.
Binbir türlü entirika, Binbir türlü emelle, Yakalanır sandılar Türk denen ejder elle. Esirlik yazmamıştı Türke taptığı ilah, İmandı ona kuvvet, İnamdı ona silah.
Hürra sedalarile mahzun ettiler ayı. Sandılat biersuy yapmaz başı bozuk alayı. Bastıkları yerlere dikerek zafer taşı, Birgün işkal ettiler böylelikle Maraşı
Maraşlının bağrında bir alev oldu o an. Evliyalar yurduna kahbeler doldu o an. Kollarını sallayıp gezdiler sokak sokak; Mazlumlara zulmedip ezdiler sokak, sokak,
İndirdiler kaleden kahraman yıldız, Ayı, Astılar şevk içimde paçavrayı. Gözleri kan bürüdü, kalpler kor oldu o an. Hücum marşını çaldı evvela sütçü İmam
Allah, Allah diyerek Maraşlı Ölümü hiçe saymış, Koşuyordu Maraşlı Vatanın siperiydi, Her bir gövde, kol ve baş Fedailer yatağı oldu Kahraman Maraş.
Türkün ölmezliğinim geldi, haykırmak çağı. Hainleri yok etmek, vurmak ve kırmak çağı. Sardı etrafı bütün bu ateşin alevi, Düşmana mezar oldu Maraşın her bir evi.
Baba, oğul, kadın, kız döğüştüler başbaşa, Sarıldılar sopaya, kazmaya, bele, taşa. Binbir ölüm saçtılar düşmanın tepesine, Kaçacak yer aradı hainler sine sine,
Mehmet hiç düşünürmü üç günlük Fatmasını, Anne gömdü bağrına seferberlik yazısını. Evlet yetiştirmişti ölmek için bu güne, Nişanlısı cephede hiç dururmuydu Döne.
Yediden yetmişe de, dövüştü baba, kardeş, Yağdırdılar düşmana bin bir ölüm ve ateş, Ne destanlar haykırır dile gelirse taşı, Bir avuçta kurtardı Maraşlılar Maraşı.
Her kahraman sanki bir efsaneden tufandı. Ecdadının durmayın, vurun dediği andı. Her tepesi bir kala her taşı bir mezardı, Yurdunu çiğnetmek Türke ardı.
Ey gözü yaşlı baba, beli bükülmüş Nine, Sil gözünün yaşını bak, yurdunun haline Tarihin bağrına düşmüş şehit oğlun uyanıyor. Türklük tek tab olmuş, hepsi şehidini anıyor.
Ey mezarı tarihin sinemi olan yiğit, Ey milletin kalbinde imanı bulan yiğit; Her adımda diksekte senin için binbir taş. Hatıran ebedidir, Abide olmuş Maraş.
Ey şehit oğlu Asker, hiç düşünme babanı, Mukaddes yurda aktı onun mübarek kanı. Bu toprak yalnız seni şehit baban şad olsun, On iki Şubat sana mukaddes bir yad olsun.
REŞiT SELÇUK (1926- )
1951de veteriner fakültesinden mezun oldu. Malatya, Maraş, Konya ve Ankara illerinde veteriner teşkilatında çalıştı. Şube müdürlüğü ve daire başkanlıklarında bulundu. 1981 yılında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığından emekli olduktan sonra Türkiye Geliştirme Araştırmaları Vakfında proje tanışmanı olarak hayvancılığın her dalında örnek işletmeler kurdurdu. Türk Veteriner Hekimleri Derneği ve Odasında yönetim kurulu üyeliklerinde ve oda başkanlığında bulundu. Dayanışma, Modern Hayvancılık ve Ekonomi dergilerini yönetti. Bu dergilerde baş yazı, mesleki yazı ve çok sayıda şiir yazdı. Şiirleri kafiyeli, hece veznindedir. Bilhassa 1955 tarihinde bir mahalli gazetede yayınlanan K.Maraş destanı şiiriyle, şiirde zirveyi yakalayarak Maraşta TBMMden 18 yıl önce Kahraman unvanını takmıştır. Foto dinamizm adlı broşürü, insanlarda görülün kist hidatik olaylarının orjini ismli araştırması, hayvancılıkta yetiştirme tekniği ve Veterinerliğin bir nevi ansiklopedisi sayılan Veteriner Hekimlik Tıbbi ve Teknik Başvuru Kitabı hayatının her anında kalemi elinden düşürmeyen Selçuklunun yayın hayatı hakkında hatırlananlar.
|