|
1
|
Genel Kategori / Çevre Bilinci ve Küresel Isınma / İspanya'da Kıyılar Kamulaştırılıyor
|
: Bugün 09:34:23
|
|
İspanya'da Kıyılar Kamulaştırılıyor
İspanya sahilleri kıyı koruma kanunuyla kamulaştırılıyor.
19.11.2008 13:31:55 İspanya sahilleri kıyı koruma kanunuyla kamulaştırılıyor.
Betonlaşma tehlikesinin önüne geçebilmek için 20 yıl önce kabul edilen Kıyı Koruma Yasası'yla sahillerdeki konutlar kamulaştırılıyor.
Sahillerinde aşırı yapılanmaya izin vermekle suçlanan ve kıyılarını kurtarma derdine düşen İspanya 1988'de kabul edilen Kıyı Koruma Kanunu'nu uygulamaya başladı.
Yasa, kıyıları kamulaştırırken, imara kapatılmasını da öngörüyor. Kamulaştırma, yasanın yürürlüğe girmesinden önce yasal olarak inşa edilen villa ve binaları da kapsıyor.
Yasa uyarınca sahipleri konutlarını 30 yıl boyunca kullanılabilecek. Bu süre içinde gayrimenkulün satışı yasak. Tadilatlar için ise onay alınacak.
Çalışmaların 2011 yılında tamamlanacağını açıklayan yetkililer yasanın kıyıları halka açmak ve betonlaşmanın önüne geçebilmek için kullanacağını belirtiyorlar.
Yasanın yüzde 15'i yabancılara ait 45 bin konutu kapsadığı bildiriliyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı Akdeniz havzasında şimdiki politikalar devam ederse betonlaşmanın 20 yılda 4 bin kilometre kıyı şeridini daha tahrip ederek ve kıyıların yüzde 50'sine ulaşacağı uyarısında bulunuyor.
|
|
|
|
|
2
|
Genel Kategori / Çevre Bilinci ve Küresel Isınma / Gelişmiş Ülkelerin Sera Gazı Bilançosu
|
: Bugün 09:28:25
|
|
Gelişmiş Ülkelerin Sera Gazı Bilançosu
BM raporuna göre, 2000'den bu yana sanayileşmiş ülkelerin sera gazı salımları arttış gösterdi...
19.11.2008 15:56:55 Birleşmiş Millletler'in iklim değişikliğinden sorumlu biriminin raporuna göre, hükümetler, sera gazı salımlarını azaltma hedeflerini yerine getirmeyi başaramıyor.
BM Raporuna göre 2000-2006 yılları arasında, sanayileşmiş 40 ülkenin salımları, yüzde 2,3 oranında arttı.
Bu dönemde en büyük artış ise, eski Sovyet Cumhuriyetleri'nde ve Kanada'da görüldü. Kanada'nın sera gazı salımları 1990 yılından bu yana yüzde 21,3'e çıktı. Oysa Kanada'nın bu oranı yüzde 6 düşürmesi gerekiyordu.
Doğu Avrupa Bloğunda da 2000 yılından bu yana sera gazı salımları yüzde 7,4 arttı.
İngiltere, sera gazı salımlarının sınırlandırılması konusunda belirlenen hedeflere uyabilen nadir ülkelerden biri.
Öte yandan, ABD'nin yeni Başkanı Barack Obama, başkanlığı döneminde dünyada iklim değişikliğiyle mücadele konusunda liderlik rolü üstlleneceğini açıkladı.
Obama, emisyon oranlarını 2020 yılına kadar 1990'daki seviyelere indirmek ve 2050 yılına kadar da yüzde 80 oranında azaltmak için yıllık hedefler belirleyeceğini kaydetti.
Sera gazı salımlarını azaltma hedefleri, gelecek ay Polonya'da yapılacak BM konferansında ele alınacak.
|
|
|
|
|
3
|
Genel Kategori / Çevre Bilinci ve Küresel Isınma / Sera Etkisine Ekonomik Yavaşlama Freni
|
: Bugün 09:18:53
|
|
Sera Etkisine Ekonomik Yavaşlama Freni
Zengin ekonomilerde görülen yavaşlamanın karbondioksit gaz salınımını azaltması bekleniyor.
18.11.2008 14:09:15 Genelde karbondioksit gazı salınımında artış sürerken küresel finas krizinin zengin ülkelerin ekonomilerinde yol açtığı yavaşlamanın gaz salınımını azaltması bekleniyor.
Özellikle sanayi ürünlerinin üretiminden atmosfere yayılan karbondioksit gazı, küresel ısınmaya yol açan ve yerkürenin üzerini sararak sera (greenhouse) etkisi yaratan gazların yüzde 80'ni oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekteryası'nın başkanı Yvo de Boer, genelde karbondioksit gazı salınımında artış sürerken, küresel finans krizinin zengin ülke ekonomilerine etkisiyle, gaz salınımının artış eğiliminde de bir düşüş beklendiğini bildirdi.
Yvo de Boer, yerkürenin üzerini sararak sera (greenhouse) etkisi yaratan fosil yakıt kullanımını azaltmanın yolunun, ekonomide yavaşlama olmaması gerektiğini belirterek, " Kyoto Protokolü hedeflerine insanları aç bırakarak ulaştık demek zorunda kalmayacağımızı umuyorum." şeklinde konuştu.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekreteryası tarafından açıklanan verilere göre sanayileşmiş zengin ülkelerde karbondioksit salınımı oranlarında bir düşüş eğilimi beklenirken en gazla artış eski Sovyet Bloğu ülkelerinde görülüyor. Bu ülkelerde 2000 yılından bu yana karondioksit gazı salınımı yüzde 7.4 oranında artışla yaklaşık 4 milyar tona ulaştı.
Sanayileşmiş 40 ülkenin sera etkisi yaratan gaz salınımları ise 2000 yılında 17 buçuk milyar tondan yüzde 2.3 oranında bir artışla 2006 yılında toplam 18 milyar tona çıktı.
Sanayileşmiş bazı ülkelerde 2005-2006 arası bir yıllık dönemde gaz salınmında yüzde 0.1 oranında azalma görüldüğünü kaydeden BM İklim Değişikliği Sekreteryası'nın başkanı Yvo de Boer, bu duruma petrol fiyatlarındaki yükselişin ve Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarında ılımlı geçen kışın yol açmış olabileceğini belirtti.
Yvo de Boer," Salınımda 0.1 oranında bir azalımı değil yüzde 80 oranındaki bir azalım kutlanabilecek bir gelişme olacaktır." dedi. Genelde karbondioksit gazı salınımında artış sürerken zengin ülkelerin ekonomilerindeki yavaşlamanın gaz salınımını azaltması bekleniyor. Özellikle sanayi ürünlerinin üretiminden atmosfere yayılan karbondioksit gazı, küresel ısınmaya yol açan ve yerkürenin üzerini sararak sera (greenhouse) etkisi yaratan gazların yüzde 80'ni oluşturuyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekteryası'nın başkanı Yvo de Boer, genelde karbondioksit gazı salınımında artış sürerken, küresel finans krizinin zengin ülke ekonomilerinde yol açacağı yavaşlamanın, gaz salınımının artış eğiliminde de bir düşüşe yol açabileceğini bildirdi. Yvo de Boer, yerkürenin üzerini sararak sera (greenhouse) etkisi yaratan fosil yakıt kullanımını azaltmanın yolunun, ekonomide yavaşlama olmaması gerektiğini belirterek, " Kyoto Protokolü hedeflerine insanları aç bırakarak ulaştık demek zorunda kalmayacağımızı umuyorum." şeklinde konuştu. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekreteryası tarafından açıklanan verilere göre sanayileşmiş zengin ülkelerde karbondioksit salınımı oranlarında bir düşüş eğilimi beklenirken en gazla artış eski Sovyet Bloğu ülkelerinde görülüyor. Bu ülkelerde 2000 yılından bu yana karondioksit gazı salınımı yüzde 7.4 oranında artışla yaklaşık 4 milyar tona ulaştı. Sanayileşmiş 40 ülkenin sera etkisi yaratan gaz salınımları ise 2000 yılında 17 buçuk milyar tondan yüzde 2.3 oranında bir artışla 2006 yılında toplam 18 milyar tona çıktı. Sanayileşmiş bazı ülkelerde 2005-2006 arası bir yıllık dönemde gaz salınmında yüzde 0.1 oranında azalma görüldüğünü kaydeden BM İklim Değişikliği Sekreteryası'nın başkanı Yvo de Boer, bu duruma petrol fiyatlarındaki yükselişin ve Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarında ılımlı geçen kışın yol açmış olabileceğini belirtti. Yvo de Boer," Salınımda 0.1 oranında bir azalımı değil yüzde 80 oranındaki bir azalım kutlanabilecek bir gelişme olacaktır." dedi.
|
|
|
|
|
5
|
Danışman / Önce Sağlık - Sağlıklı Yaşam / Türkiye'de Biyogüvenlik Sorunu / Genetiği Değiştirilmiş Ürünler
|
: Bugün 09:04:43
|
|
Türkiye'de Biyogüvenlik Sorunu
Genetiği değiştirilmiş ürünler, tarımı, biyoçeşitliliği ve sağlığımızı tehdit ediyor.
Dünya, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar'ın (GDO) etkilerini tartışırken uluslararası protokole 5 yıl önce imza atan Türkiye'nin hâlâ ulusal bir biyogüvenlik yasası yok! Bu denetimsizlik yıllardır tonlarca GDO'lu mısır ve soyayı, tükettiğimiz 1600 çeşit ürüne sokuyor. Uzmanlar ise uyarıyor; "Türkiye'nin tarımı, biyoçeşitliliği ve sağlığı ciddi tehdit altında!"
Ekmekten Kozmetiğe 1600 üründe GDO alarmı! Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger 1970'lerin ortalarında "Petrolün kontrolüyle bütün bölge ve kıtaları, gıdanın kontrolüyle de bütün insanları kontrol edebilirsiniz" demişti. Cümlenin birinci kısmı petrolün olduğu yerlerde; Ortadoğu'da, şimdilerde de Afrika'da, ikinci kısmıysa insanın olduğu her yerde karşımızda. Laboratuvarlardan tarlalara, fabrikalardan pazara, markete, sofralarımızdan da vücudumuza uzanan zincir birileri tarafından biyoteknoloji yardımıyla sıkı sıkıya örülüyor.
Canlılara fiziksel özelliklerini veren genleri bir canlıdan alıp başka bir canlıya nakletme işi, yani genetik mühendislik sayesinde bugün bakteri genleri patateslere, sığır genleri balıklara, balık genleri domateslere aktarılabiliyor. Ve bu işlemin sonunda ortaya çıkan "canlılara", "Genetiği Değiştirilmiş Organizma", kısaca GDO deniyor. Bu şekilde sıcağa, soğuğa, böceklere ya da virüslere karşı dirençli yeni "tür"ler yaratılmış oluyor. Amaç "açlığa çözüm"! Çünkü GDO teknolojisiyle çok daha fazla ürün elde edilmesi, besin değerlerinin arttırılması ve raf ömürlerinin uzaması hedefleniyor...
Aslında çevrebilimciler açlık sorununun üretim eksikliğinden değil, plansız kullanım ve adil olmayan paylaşımdan kaynaklandığı görüşünü savunuyor. Hatta mevcut tarım kapasitesinin dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olduğu vurgulanıyor.
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın' "GDO meselesinde çokuluslu şirketlerin, tohum tekellerinin genetiğiyle oynayarak yaşamı patentlemeye çalıştıklarını ve ilaç şirketleriyle de evlilikler yaparak çevre ülkelerin tüm köylü ve üreticilerini artık merkez ülkelere değil, merkez ülkelerin çokuluslu şirketlerine bağlama çabaları" olduğuna dikkat çekiyor.
Günaydın'a göre bu çaba, çevreden merkeze kaynak aktarma mekanizmasının yanında doğayı ve biyolojik çeşitliliği yok eden bir süreci de çok hoyrat bir şekilde dünyanın tüm coğrafyalarına dayatıyor. Aynı zamanda insan ve hayvan sağlığı açısından da ciddi tehditler içeren bir süreç olarak önümüzde duruyor.
Kissinger'in sözünü şiar edinen ABD bu süreci ürettiği "terminatör" tohumlarla yönetiyor. Yani mısır, soya ya da pamuk genlerine aktarılan bu "yok edici" genler bir hasat dönemi sonunda "intihar ediyor" ve bir daha kullanılamıyor. Çiftçiler bu tohumu almak için her yıl yeniden para ödüyor. Çiftçiliğin temel prensiplerinden "tohum saklama" yöntemi işleyemiyor bu süreçte. Biyoçeşitlilikte dünyanın önde gelen ülkelerinden olan Hindistan biyoteknolojinin yarattığı çevresel bozulmayla boğuşurken, 1998'de Dünya Bankası bazı düzenlemeleri dayatarak Hindistan tohum piyasasını çokuluslu şirketlere açtı. Terminatör tohumlar binlerce yıldır kendi kendini idame ettiren tarım sistemine hakim oluyor. Bugün ekilebilir Hint topraklarının yüzde 75'i kurak alan. Çünkü genetiği değiştirilmemiş pirinç tohumlarından 1 kilogram ürün alabilmek için 3 bin litre su gerekirken, GDO'lu tohumlar aynı miktar için 5 bin litreye ihtiyaç duyuyor.
Ayrıca GDO'lu polenler, çevrede ekili GDO'suz tohumların genlerini de rahat bırakmıyor. "Gen kaçması" adı verilen bu durum, orijinal türleri de yok ediyor. GDO'ya Hayır Platformu Sözcüsü Levent Gürsel Alev'in sözleriyse durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: "GDO'cular ekolojik, konvansiyonel tarımda da GDO'lu ekim yapılabilir diyor. Fakat bakıyorsunuz ki mısırda tozlaşma 35 kilometreye kadar uzanabiliyor doğal yollarla. Bu en azından kendi türünden olanları dölleyecek. GDO'lu tohumların tozlaşmaması ancak laboratuar ortamında olur." Üstelik bir kez değişime uğrayan orijinal genin de geri dönüşü yok! Ayrıca, zararlı böceklere karşı direnç sağlamak için bitkilere aktarılan toksin karakterli genler, o böcekleri yiyerek beslenen yararlı böcek türlerini de yok ediyor. "Süper yabancı otlar"ın yaratılması da biyo-çeşitlilik üzerindeki başka bir tehdit.
Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar durumu şöyle örnekliyor: "GDO'larla ilgili öngörü dünyada tarım ilacı kullanımının azalacağı, kalite ve verimliliğin artacağı yönünde. Fakat tam tersine Pestisit (zararlı böcek ilacı) kullanımı arttı. İngiltere'de yağlık kanola denemeleri sırasında çevrede kanolaya zarar veren yabani hardal otu tespit edilmiş. GDO'lu kanola bitkisinin genlerinin hardal otuyla birleşmeyeceği söylendi. Fakat birleşti ve süper bir bitki meydana geldi. Onu yok edecek ilaç yok şimdi de."
Ormansızlaşma da olayın diğer boyutu. Brezilya ve Arjantin'deki yağmur ormanları GDO'lu soya ve biyodizel üretimi için kullanılmak üzere ekilen GDO'lu kanolalar için yok ediliyor. Çin'deyse ormansızlaşmayla mücadele için GDO'lu ağaçlar dikiliyor. Ağaç ömrünün bitkilere göre kat kat fazla olduğu düşünülürse biyo-çeşitlilik üzerindeki tahribatın boyutu ortaya çıkıyor.
11 bin bitki türüne sahip ülkemizde GDO'lar konusunda yasal bir düzenleme bulunmuyor. Türkiye'nin de 17 Haziran 2003'te imzaladığı BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ne ek olarak hazırlanan Cartagena Biyogüvenlik Protokolü GDO'ları riskli ürünler olarak değerlendiriyor ve ülkelere bu ürünlerin ithalatı esnasında her türlü tedbir alma hak ve yükümlülüğü veriyor. Fakat Türkiye'de bu düzenlemelerin yer aldığı bir biyogüvenlik yasası hâlâ yok!
Dünyada, 22 ülkede 10,3 milyon çiftçi GDO ekiyor. ABD, 1983'ten beri genetik mühendislik tekniklerini mükemmelleştirmek için çalışıyor. En çok ekilen ürünler soya, mısır, pamuk ve kanola. Domates, patates, pirinç, buğday da GDO'lu üretilirken, bazı meyvelerde de çalışmalar devam ediyor.
Sağlığımıza ciddi tehdit Canlılara aktarılan yeni genlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin ne olacağı konusunda bilinmeyenler çok fazla. Ama GDO'lu ürünlerin şimdilik bilinen risk ve tehditleri alerji, antibiyotik direnci, toksik madde birikimi başlıkları altında toplanıyor.
Ürün içeriği hakkında bilgi sahibi olamayan tüketici fındık genine sahip olan GDO'lu soya fasulyesini yediğinde, alerjik reaksiyon gösteriyor. ABD, İngiltere ve Rusya'da gıda alerjisi belirtisi gösteren hastaların sayısı katlanarak artıyor. GDO'lu patates, farelerin mide çeperi üzerinde uyarıcı büyüme etkisi, bağışıklık sistemi bozukluları yaratıyor.
GDO üretimi sırasında gen transferinin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için antibiyotik genleri kullanılıyor. Bunları tüketenlerin sindirim sisteminde bulunan bakterilerse antibiyotik direnç genini alıyor ve antibiyotiğe direnç oluşuyor. Dolayısıyla hastaların antibiyotikle iyileşme sürecini zorlaştırıyor.
Bacillus thuringiensis (Bt) bakterisinden elde edilen gen GDO'lu ürünlere aktarılıyor. Dolayısıyla böcekleri öldüren zehir o gıdayla birlikte vücudumuza da giriyor. Tarımda böcek öldürücü olarak kullanılan Bt ilaçları yıkandığında yenilecek besin üzerinden çıkabiliyordu, fakat genlere aktarılan Bt bağırsakta tutularak sağlık açısından tehdit oluşturuyor.
Besin yoluyla alınan yabancı DNA hücrelerimize taşınıyor. Hamile farelere yedirilen virüs DNA'sının, ceninin ve yeni doğmuş yavruların hücrelerine de geçtiği biliniyor.
Avrupa Birliği'nin çıkardığı biyogüvenlik yasasında, içinde binde 9'dan daha fazla GDO'lu ürün içeren işlenmiş ürünlerin ancak etiketlenerek satılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunuyor, Ve AB'ye girebilecek olan GDO'lu ürünler biyogüvenlik kurumunun çok titiz bir incelemesinden geçiriliyor. Türkiye ise tarımını, biyoçeşitliliğini, sağlığını koruyacak ulusal bir biyogüvenlik yasasının çıkmasını bekliyor.
|
|
|
|
|
6
|
Danışman / Önce Sağlık - Sağlıklı Yaşam / "Kök Hücre" İle Soluk Borusu Nakli
|
: Bugün 09:02:12
|
|
"Kök Hücre" Doku Uyumunda Etkili
İspanya'da 30 yaşında bir kadına kök hücre desteğiyle soluk borusu nakli yapıldı.
19.11.2008 12:09:30 İspanya'da yaşayan Kolombiyalı bir kadının soluk borusunun bir bölümü, kök hücre desteği kullanılarak yapılan bir organ nakli yöntemiyle değiştirildi ve bu yöntem sayesinde organ uyumu sorunu ile karşılaşılmadı.
Hasta, nakilden sonra organın doku uyumunun sağlanması amacıyla bağışıklık sistemini geçici olarak bastıran ilaçların da kullanılmasına gerek kalmadan, 10 gün içerisinde taburcu edilerek evine gönderildi.
Bu yöntem, bağırsak, idrar kesesi gibi belirli bazı organların, doku uyumu sorununu ortadan kaldırarak nakledilmesi umudunu doğurdu.
Avrupalı doktorların geliştirdiği çalışmayla ilgili bir makale, tıp dergisi "The Lancet"da yayımlandı.
Ameliyat edilen, Claudia Castillo adlı 30 yaşındaki kadının yıllardır verem hastalığıyla mücadele ettiği, bu nedenle sol akciğerinin Mart ayında iflas ettiği bildirildi. Castillo bu nedenle sık sık hastaneye gelerek akciğerlerinin hava yollarını temizletmek zorunda kalıyordu.
Doktorlar önce hastanın sol akciğerini tamamen almayı düşündüler. Ancak Barcilona Hospital Clinic'ten Dr. Paolo Macchiarini, soluk borusu naklini önerdi.
Bir başka kişinin bağışladığı soluk borusunun önce tüm hücreleri temizlendi. Geriye yalnızca, hücrelerinden arındırılmış tüp kısmı kaldı. Aynı zamanda Castillo'nun kalça bölgesindeki kemik iliği dokularından da kök hücreler alındı. Bu hücrelerden, soluk borusunu kaplayacak milyonlarca kıkırdak ve epitelyum hücreleri üretildi.
Bu hücreler soluk borusunun dış kısmına, Milano Üniversitesi uzmanları tarafından geliştirilen bir cihaz kullanılarak yerleştirildi.
Böylece, hastanın kendi kök hücreleri de kullanıldığı için aynı zamanda kendi hücrelerine de sahip melez bir organ üretilmiş oldu. Bu organın 5 cm'lik kısmı, hastaya yerleştirildi. Soluk borusunun tamamının bu yöntemle değiştirilmesi için daha bir çok araştırmaya gerek duyulduğu, bu tekniğin bağırsak, idrar kesesi gibi benzer yapıdaki organlarda da kullanılması yönünde bir ilk adımın atılmış olduğu kaydedildi.
|
|
|
|
|
8
|
Müzik / Yabancı Şarkıcılar Ve Şarkı Sözleri / Inta Eih - Nancy Agman
|
: Dün 22:37:39
|
|
enta eh mosh kefaya alek tegrahne haram alek enta eh:sen nesinn yetmiomu bu kdr aci cektirdin yeter
enta leh habibi dmoe thon alek: neden goz yaslarimin akmasina izin weriosun
tab we lee: peki nedeen?
ana radya ennak tgrahne we rohe fek tab we leh:ben bana aci cektrmene izin weriorum we rhm hala seninle peki neden?
enta eeeeh: sen nesin?
yane eh radya b azabe ben edek: yani ne olur allahim ayirma
|
|
|
|
|
9
|
Müzik / Yabancı Şarkıcılar Ve Şarkı Sözleri / Interpol - Narc
|
: Dün 22:37:03
|
|
Narc
Touch your thighs, I'm the lonely one Remember that last swipe(?) because that was the right one Oh, all your mysteries are moving in the sun And show some love and respect Wanna get some love and respect Baby you can see that the gazing eye won't lie Don't give up your lover tonight Cause it's just you, me and this wire, alright Let's tend to the engine tonight
Oh
She found a lonely sound She keeps on waiting for time out there Oh love, can you love me babe Love, is this loving babe Is time turning around
Feast your eyes, I'm the only one Control me, console me Cause that's just how it should be done Oh, all your history's like fire from a busted gun Now show some love and respect Don't wanna get a life of regret
But baby you can see that the gazing eye won't lie Don't give up your lover tonight
She found a lonely sound She keeps on waiting for time out there Oh love, can you love me babe Love, is this loving babe Is time turning around
He slips into the bedroom And you know he misses alright Old names, we'll make some Will sustain us through the night Inside my bedroom baby Touch me, oh tonight Promises, we'll make some Will reveal our sense of right
You should be in my space You should be in my life You should be in my space You should be in my life You could be in my space
|
|
|
|
|
10
|
Kültür Ve Sanat / Güncel / İki numaralı Türk hacker yakalandı
|
: Dün 22:31:00
|
İki numaralı Türk hacker yakalandı
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
19.11.2008 FBI ve Avrupa'daki birçok polis teşkilatının on yıldır aradığı "Chao" lakaplı Türk hacker Çağatay Evyapan'a yardım ettiği iddia edilen ve aynı soruşturma dosyasından aranması bulunan "Kier" lakaplı hacker Mert Ortaç, Ankara'da Bahama Adaları'na gitmek isterken yakaladı.
Ortaç, bir İnternet sitesine verdiği röportajda Chao'yu Ergenekon örgütüne yardım etmekle suçlamış, Evyapan ise iddiaları yalanlamıştı. Mert Ortaç internette bulunan çıplak fotoğraflarını da Çağatay Evyapan'ın çektiğini iddia etmişti.
Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğü, en ünlü hacker Chao ile aynı dosyadan aranan "Kier" lakaplı Mert Ortaç'ı yakaladı. Ortaç'ın, geçtiğimiz Ağustos ayında yakalanan elebaşılığını "Chao" lakaplı Çağatay Evyapan'ın yaptığı çeteye yardım ettiği ve birçok kişinin hesap bilgilerini virüslü dosyalarla ele geçirdiği iddia ediliyor. Bilişim dedektifleri, Ağustos ayında internet üzerinden gönderdikleri virüslü dosyalarla ve ATM'lere yerleştirilen Papağan cihazıyla binlerce kişinin hesaplarını boşaltan şebekeye operasyon yaptı. Yapılan operasyonda FBI ve Avrupa'da birçok polis teşkilatının aradığı Çağatay Evyapan ile 6 adamı yakalandı. Ancak aynı soruşturma kapsamında aranan Kier lakaplı Mert Ortaç ise kaçtı.
Bahama Adaları'na kaçacaktı Bilişim dedektifleri yaklaşık 3 ay süren takibin ardından Mert Ortaç'ın izine Ankara'da rastladı. Polis tarafından arandığını öğrenen Ortaç, yurtdışına kaçmak için sahte kimlikle pasaport başvurusunda bulundu. S.O. sahte kimliğiyle Ankara'da pasaport başvurusunda bulunan Mert Ortaç, Bahama Adaları'na Cumartesi gününe bilet aldı. Polisin adım adım izlediği Ortaç, önceki gün Ankara'da kaldığı bir otelde gözaltına alındı. Bilişim dedektifleri tarafından sorgulanan Mert Ortaç Kadıköy Adliyesi'ne sevk edildi. Mert Ortaç'ın 2008 Ocak ayında yapılan ve "Criptos Sadun" lakabıyla tanınan Sadun Özkaya'ya yönelik soruşturmadan da arandığı belirlendi.
Chao'yu Ergenekonculukla suçladı "Kier" nikli hacker Mert Ortaç, bir internet sitesine verdiği röportajda "ChaO" nikli hacker Çağatay Evyapan'ın Ergenekon örgütünce kullanıldığını iddia etmişti. Bu bilgiden sonra Kier'in "ChaO" tarafından kaçırılarak sorgulandığı iddia edildi. ChaO ise aynı siteye mail yollayarak, kendisinin Ergenekon yapılanmasıyla herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını belirtti. Türkiye'deki yasal ya da yasadışı bir organizasyona çalışmadığını söyledi.
Çıplak fotoğrafları Chao yaydı Mert Ortaç, bir siteye verdiği bilgide kendisini Chao'nun kaçırdığını ve çıplak fotoğraflarını çekerek yaydığını iddia etti.
|
|
|
|
|
11
|
Kültür Ve Sanat / Güncel / Cuma günü tatil mi?
|
: Dün 22:27:44
|
Cuma günü tatil mi? 19.11.2008
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Turizimciler, Bakanlar Kurulu'na çağrıda bulunarak, Kurban bayramı tatilinin uzatılması için 12 Aralık Cuma gününün tatil olmasına şimdiden karar verilmesini istediler.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, “Önümüzdeki Kurban Bayramı haftasında, tek iş günü 12 Aralık Cuma olup, bu günün idari tatil kabul edilmesinin uygun görülmesi halinde, önceden ilanında büyük yarar bulunduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Özellikle dini bayramlarda seyahat acentelerinde ve otellerde yaşanan doluluğa dikkat çeken yetkililer, önceki yıllarda olduğu gibi son anda belirlenen resmi tatillerin "tıkanma" yarattığına işaret ettiler.
Kurban bayramı nedeniyle 5-6 Aralık tarihleri ile 27-28 Aralık tarihlerindeki otobüs, tren ve uçak biletlerinin tükenme noktasına geldiği öğrenildi.
Turizimciler, Bakanlar Kurulu’na çağrıda bulunarak, Kurban bayramı tatilinin uzatılması için 12 Aralık Cuma gününün tatil olması kararının şimdiden karar verilmesini istediler. Kurban Bayramının 8 Aralık Cumartesi günü başlayıp, 11 Aralık Perşembe günü sona erdiğini hatırlatan turizimciler, Kurban Bayramı tatilinin ise, 6 Aralık Cumartesi günü başladığını ve Bakanlar Kurulu’nun Cuma günü idari izin kararını vermesiyle 9 güne çıkacağını ve bu tatilin 14 Aralık günü sona ereceğini belirttiler.
Turizm sektör yetkilileri, hükümete resmi izinlerin belirlenmesinde “erken davranma" çağrısında bulundu. Özellikle dini bayramlarda seyahat acentelerinde ve otellerde yaşanan doluluğa dikkat çeken yetkililer, son anda belirlenen resmi tatillerin “tıkanma" yarattığına işaret ettiler.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, ANKA’ya yaptığı açıklamada, bayram tatilleri ile, hafta sonu veya başı arasında kalan iş günleri ile ilgili idari tatillerin önceden ilanının gerek turizm firmalarının programlarını belirlemeleri, gerekse tüketicilerin önceden tatil planlarını yapabilmeleri açısından mutlaka daha iyi olacağını söyledi.
Ulusoy, “Önümüzdeki Kurban Bayramı haftasında, tek iş günü 12 Aralık Cuma olup, bu günün idari tatil kabul edilmesinin uygun görülmesi halinde, önceden ilanında büyük yarar bulunduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Başkanı Timur Bayındır da, resmi tatil günlerinin üç hafta öncesinden açıklanmasında “büyük fayda" olduğunu belirterek, rezervasyonların bu takvime göre yapılacağına dikkat çekti.
Türkiye’deki otellerin yanı sıra, yurt dışına yapılacak seyahatlerin de geçmiş yıllara oranla çok daha fazla doluluk oranlarına ulaştığını kaydeden Bayındır şunları dedi: “Özellikle dini bayramlarda Türkiye, seyahatte doruğa ulaşıyor. Bu nedenle resmi olarak tatil günlerinin ne zaman olacağı kesinlikle çok daha önceden belirlenmeli. Daha önceden açıklansa, herkes ona göre tertibatını alır ve rezervasyonlarını yaptırır. Ancak son dakikada açıklanan resmi tatiller nedeniyle, tıkanıklık yaşanıyor. Belli bir takvime göre hareket etmek, rezervasyonlarda yaşanan tüm bu karmaşayı engelleyecektir."
BİLETLER TÜKENMEK ÜZERE Bilet satışlarında yaşanan yoğunluk firmaların yüzünü güldürürken, gideceği yere bilet bulamayan vatandaşlar endişe yaşıyor.
Yapılan tespitlere göre, Kurban Bayramı nedeniyle 5-6 Aralık tarihleri ile 27-28 Aralık tarihlerindeki otobüs, tren ve uçak biletlerinin bir kaç gün içinde tamamen tükenecek.
İlgililer, Kurban bayramı tatili nedeniyle otobüs, tren ve uçak biletlerinin birkaç gün icinde alınması tavsiyesinde bulunarak, otobüs tren ve uçak biletlerinin bir kaç gün içinde tamamen tükeneceği uyarısında bulundular.
EK SEFERLER KONULUYOR Türkiye’nin her yerine yolcu taşıyan otobüs firmaları, Ankara’dan İzmir, Antalya, Trabzon gibi sahil kentlerine ve büyük şehirlere biletlerin tükendiğini, özellikle İstanbul’a ise çok yoğun ilgi olduğunu belirttiler.
Ankara’dan Doğu ve batı yönüne giden trenlerde biletleri tükenirken, TCDD artan yolcu taleplerini karşılamak için 06-07-14 Aralık tarihlerinde Haydarpaşa- Ankara- Haydarpaşa arasında karşılıklı olarak saat 12.00‘de hareket edecek ilave yolcu trenleri, ayrıca 07-14 Aralık tarihlerinde de Haydarpaşa- Eskişehir-Haydarpaşa arasında ilave yolcu trenleri sefere koydu. THY ise, kurban bayramı nedeniyle yurt içi ve yurt dışı seferlerine yoğun bir talebin olduğunu ve şimdilik yer bulma sıkıntısının yaşanmadığını söylediler.
|
|
|
|
|
12
|
Müzik / Yabancı Şarkıcılar Ve Şarkı Sözleri / Ira Losco - 7th Wonder
|
: Dün 22:18:31
|
|
Seven degrees I'm down on my knees Waiting for the man to put me under his spell 7:05 He walks in to sight, Giving me the eye he lifts my spirits high His passion burns, and my luck take a turn, I'm reborn and alive with his love to survive Is it good? Is it bad? Am I simply going mad? Is it fiction? Or fact? Am I really losing tact? Is he magical? Logical? Natural�I wonder He's got the makings of my 7th wonder Seventy-three Kisses for me That whisper through the silence his feelings for me Softly he dips� My cherry-red lips, In the essence of hope on which my love can float His passion burns, and my luck takes a turn I'm reborn and alive with his love to survive Is it good? Is it bad? Am I simply going mad? Is it fiction? Or fact? Am I really losing tact? Is he magical? Logical? Natural�I wonder He's got the makings of my 7th wonder On seven seas�we sail on this dream, Turning it in to virtual reality Is it good? Is it bad? Am I simply going mad? Is it fiction? Or fact? Am I really losing tact? Is he magical? Logical? NaturalI wonder He's got the makings of my 7th wonder Am I weak? Am I strong? In his arms do I belong? I could climb - mountain high For his love I'll learn to fly Is he magical? Logical? Natural..I wonder He's got the making of my 7th wonder
|
|
|
|
|
13
|
Müzik / Yabancı Şarkıcılar Ve Şarkı Sözleri / Ira Losco - Who I Am
|
: Dün 22:16:54
|
|
Everything around me, seems to wither at my touch All I am, is all I hate so much... How could I have put you through a mess as big as this, Why didn't I foresee it come to this
The things that I've said, they're all in my head
CHORUS: I can tell you where I've been I can tell you who I've seen But I don't know... who I am to you
I know you can read my mind But if only you could try So tell me, tell me, tell me who I am
Told me that you loved me I was walking through that door Tellin' you "I've heard all that before" I don't want to stay You hurt everyday
CHORUS (x1)
The things that I've said, they're all in my head
I can tell you where I've been I can tell you who I've seen But I don't know... who I am to you
I know you can read my mind But if only you could try
I can tell you where I've been I can tell you who I've seen But I don't know... who I am to you
I know you can read my mind But if only you could try To tell me who I am, Who I am
Tell me, tell me But if only you could try So tell me, tell me, tell me... Who I am
|
|
|
|
|
14
|
Müzik / Yabancı Şarkıcılar Ve Şarkı Sözleri / Irene Cara - Fame
|
: Dün 22:15:57
|
|
Baby, look at me And tell me what you see You ain't seen the best of me yet Give me time I'll make you forget the rest I got more in me And you can set it free I can catch the moon in my hand Don't you know who i am Remember my name Fame I'm gonna live forever I'm gonna learn how to fly (high) I feel it coming together People will see me and cry (fame) I'm gonna make it to heaven Light up the sky like a flame (fame) I'm gonna live forever Baby remember my name Remember, remember, remember, Remember, remember, remember Baby, hold me tight Cause you can make it right You can shoot me straight to top Give me love and take all I got to give Baby, I'll be tough Too much is not enough I can ride your heart till it breaks Ooh I got what it takes
|
|
|
|
|
15
|
Müzik / Yabancı Şarkıcılar Ve Şarkı Sözleri / Irene Cara - Out Here On My Own
|
: Dün 22:15:11
|
|
Sometimes I wonder Where I've been Who I am, do I fit in? Make-believing is hard alone Out here, on my own
We're always proving Who we are Always reaching For that rising star To guide me far And shine me home Out here on my own
When I'm down and feeling blue I close my eyes so I can be with you Oh, baby, be strong for me Baby, belong to me Help me through Help me need you
Until the morning sun appears Making light of all my fears I dry the tears I've never shown out here on my own
But when I'm down and feeling blue I close my eyes so I can be with you Oh, baby, be strong for me Baby, belong to me Help me through Help me need you
Sometimes I wonder Where I've been Who I am, do I fit in? I may not win But I can't be thrown Out here on my own On my own
|
|
|
|
|
16
|
Müzik / Yabancı Şarkıcılar Ve Şarkı Sözleri / Irene Cara - What A Feeling
|
: Dün 22:13:55
|
|
First when there's nothing but a slow glowing dream that your fear seems to hide deep inside your mind. All alone I have cried silent tears full of pride in a world made of steel, made of stone. Well, I hear the music, close my eyes, feel the rhythm, wrap around, take a hold of my heart. What a feeling. Bein's believin'. I can have it all, now I'm dancing for my life. Take your passion and make it happen. Pictures come alive, you can dance right through your life. Now I hear the music, close my eyes, I am rhythm. In a flash it takes hold of my heart. What a feeling. Bein's believin'. I can have it all, now I'm dancing for my life. Take your passion and make it happen. Pictures come alive, now I'm dancing through my life. What a feeling. What a feeling I AM MUSIC NOW Bein's believin'. I AM RHYTHM NOW Pictures come alive, you can dance right through your life. What a feeling. YOU CAN REALLY HAVE IT ALL What a feeling. PICTURES COME ALIVE WHEN I CALL I can have it all I CAN REALLY HAVE IT ALL Have it all PICTURES COME ALIVE WHEN I CALL CALL CALL CALL CALL WHAT A FEELING I can have it all BEIN'S BELIEVIN Bein's believin' TAKE YOUR PASSION MAKE IT HAPPEN make it happen WHAT A FEELING what a feeling BEIN'S BELIEVIN'
|
|
|
|
|