+ Bisohbet.Com Dizifilm özetleri film fragmanları dizi film oyuncu resimleri » Genel Kategori » Kısa hikayeler » Tarihi Hikayeler
 Gezgin Şehmuz ile Fakir Padişah

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
A - 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 23 - 24 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 - 30 - 31 - 32 - 33 - 24 - 35 - 36 - 37 - 38 - 39 - 40 -
Bisohbetimiz 4. Yaşında Nice Yıllara Bisohbet

Bisohbet Genel Duyuru
DUYURU  : Telif haklarini ihlal eden her turlu materyal Bisohbet'te Yayinlanamaz ve Dagitilamaz! Please Read! Legal disclaimer and notice.
Bisohbet Paylaşım Forumlarında Dizifilm, Program, Mp3, veya herhangi illegal içerikli unsur paylaşımı yapılmamaktadır. Bölümlerimizde bulunan konular tanıtım ve bilgi amaçlı olup download linkleri verilmemektedir. Telif haklarını ihlal eden bu tür paylaşım konuları uyarılmaksızın kaldırılacaktır.. Daha Fazla bilgi için lütfen Forum kurlları'nı okuyunuz!
 Önemli: Bu sitede dizifilm download film divx paylaşımı yada herhangi bir illegal ve telif haklarını ihlal eden unsurun paylaşılması yasaktır.!
Gezgin Şehmuz ile Fakir Padişah
Konu BaşlığıGezgin Şehmuz ile Fakir Padişah
Konu istatistikBu Konuda 0 cevap var ve 424 defa okundu
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yeni Konu Başlat Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Gezgin Şehmuz ile Fakir Padişah  (Okunma Sayısı 424 defa) Home Arsiv

« : 08 Mayıs 2008, 16:54:18 »            
Üye Bilgileri

Serdar Yıldırım

BiSohbetli
***


Rep Puanı : 4
Ceza Puanı : 0

Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 26

Gezgin Şehmuz ile Fakir Padişah        







Gezgin Şehmuz  geze geze yoklar, yoksulluklar ülkesine varmış. Gezdikçe, insanların nasıl bu kadar yoksul olduklarına  şaşırıp  kalmış. Giydikleri  elbiseler  eski,  yamalı,  yırtık  pırtıkmış. Ayaklarında ise, birer tahta çarık, yalınayak dolaşanlar  bile  varmış.  Köyler,  kasabalar   ve şehirlerdeki  evler   tek  katlı,  ahşap  yapılarmış. Tarlalar,  bağlar,  bahçeler  belirli  yerlerde bulunuyor, fakat ülkenin genişliğine oranla  az yer kaplıyormuş.  Başkente  gitmiş.  Padişahın  sarayının nerede olduğunu sormuş. İlerde,  ağaçlar  arasında  demişler.  Ağaçlığın  kenarında atından inmiş.Ağaçların arasından yürümüş, sonunda yolu geniş bir düzlüğe çıkmış. Bakınmış ortada iki katlı ahşap bir evden başka bina görememiş. Ahşap binanın çevresinde beş altı kişi, ellerinde  kazmalarla  toprağı  kazıyorlar,  ekim - dikim  işiyle  uğraşıyorlarmış.  Yanlarına yaklaşmış:

“ Kusura kalmayın ağalar, sarayı burada  diye  tarif ettiler.  Acaba  yanlış  mı  geldim? “  diye sormuş. 

“ Doğru gelmişsin, beyim!..Bizim padişahın sarayı işte burası. “ demiş köylülerden birisi ve eliyle iki katlı ahşap yapıyı işaret etmiş.

Gezgin Şehmuz, iliklerine kadar titrediğini hissetmiş. Koca bir ülkenin padişahı, nasıl olur da bu eski binada  hüküm sürer?..Aklına,  hayallerine  sığdıramamış.  Başı  dönmüş,   bakışları bulanmış, olduğu yere çöküvermiş. Az biraz dinlendikten sonra, başını elleri  arasına  almış, düşünceye dalmış. ‘ Vah bana, vahlar bana. Nasıl oldu  da  düşünemedim?  Onca  yoksulluk varken, bu yoksulluğu yöneten padişahın da yoksul olacağını, fakir  padişah  olacağını. Çok yerler  gördüm,  çok  insanlar  tanıdım.  Demek  ki,  tecrübe  de  bazı  durumlarda  pek  işe yaramazmış.Neyse, kalk bakalım, Şehmuz.Gidelim, görelim şu fakir padişahı, yoksulluğunun derecesini ölçelim. ‘ Etrafında  toplananlara:

“ Yok bir şeyim.Yorgunluktan herhalde başım döndü. Padişahınızla görüşmek isterim.Gezgin  Şehmuz geldi deyin kendisine.“ demiş.Oradakiler, sevinçle birbirlerine bakınmışlar.İçlerinden birisi dönmüş. Koşarak, padişaha haber vermeye gitmiş.

Gezgin Şehmuz, biraz sonra padişahın odasına girmiş. Orta  yaşlı  padişah,  kendisini  ayakta karşılamış, gülerek:

“ Hoş geldin!..Sefalar getirdin. Demek Gezgin Şehmuz sensin. Yıllardır hakkında anlatılanları  can kulağıyla dinlerim.Gittiğin yerlere hareket, bereket getirirmişsin.Bilgine,sözüne,sohbetine doyulmazmış. Ben seni daha yaşlı zannederdim; pek gençmişsin. “

“ Hoş bulduk, padişah hazretleri. Hakkın ihsanları üzerinize olsun efendim. On beş yaşlarında ilk gezilerimize başladık, bir o kadarı da, yollarda geçti. Yıllar yollarda kaçar, yollarda yılları kovalar  dururum.  Gezerim, dolaşırım,  sorarım, öğrenirim.  Öğrendiklerimi,  bilmeyenlere öğretirim. Bilgiyi bilen yerlerden, bilgiyi bilmeyen yerlere bilgi taşırım. Benim yaptığıma bir nevi bilgi hamallığı denebilir. “ 

“ Doğru dersin Şehmuz, öğretenin olmadığı yerde bilginin varlığı bilinmiyor, hiçbir şey  de öğrenilemiyor. Neyse, yorgunsundur. Buyur, geç otur şöyle, rahatına bak..” diyerek padişah,
Şehmuz’a  tahta bir sandalye uzatmış, kendisi de başka bir sandalyeye oturmuş.

“ Şehmuz, sanırım buraya gelene kadar ülkemin  birçok  kasabasını,  köyünü  görmüşsündür. Halkımın  çok yoksul oluşu, şehirlerde  tüccar  bulunmayışı,  toprakların  büyük  kısmının  verimsiz oluşu mutlaka dikkatini çekmiştir. Yabancı ülke tüccarları gelmezler benim ülkeme. Mal getirseler kime satacaklar? Halkım kendi karnını doyuramazken  elbise mi,  ayakkabı mı 
düşünecek.  O boş gördüğün topraklarda çok denemeler yaptık, her türlü ürünü yetiştirmeyi denedik. Sonuç sıfır…” 

“ Değerli padişahım. Arazilerinizin büyük kısmı killi toprak tabir edilen cinsten.Killi topraklar  geçirimsiz topraklardır. Bu toprağa dikilen nebatların kökleri hava  ile  temas  edemez. Yağan yağmur suları  bitkinin  köklerine  ulaşamaz. Hava ve su olmayınca  da  bitkiler  yaşayamaz. Ülkeniz topraklarının verimli olan küçük bir bölümü kumlu topraklardır.  Kumlu  topraklar, bazı sebze ve meyvelerin yetişmesine elverişlidir. Fakat, kum oranı biraz fazlacadır. Uygun yerlerde killi toprakları kumlu topraklarla karıştıralım. Bu  karışım  gübre  ile  desteklenirse humuslu toprak oluşur. Humuslu topraklar verimli topraklardır. Bol ürün elde edilir. Ayrıca suni göletler yapılırsa, buralarda balık nesli  çoğaltılabilir. Ülke  insanlarının  et  ve  protein ihtiyacı karşılanabilir. Zamanla ihtiyaç fazlası ürünler ve balıklar komşu ülkelere satılıp para bile kazanılabilir. “

Gezgin Şehmuz’un  anlattıklarını  dikkatle dinleyen padişah:

“Aman be Şehmuz,yeter ki kendimizi doyuralım, para kazanması eksik kalsın.Duymadığımız,   bilmediğimiz nice şeyler söylersin.  Ağzından  bal  akar. Demek  ziraat  işlerinde  böylesine metotlar geliştirilmiş. İki yarımın toplamı bir değil, dört edermiş, beş edermiş demek ki. Hiç vakit kaybetmeye gelmez. Şehirlerden, kasabalardan, köylerden  temsilciler  gelsin.  Burada yapmaları gerekenleri öğrensinler. Öğrendiklerini gittikleri yerlerde  öğretsinler.  Şu  andan itibaren ülkemde genel tarım seferberliğini  başlatıyorum. “ demiş.

Ekim-dikim işlerinin başladığı günlerde, Gezgin Şehmuz’un gelişi, fakir ülke için büyük bir şans  olmuş. Herkes, Gezgin Şehmuz’un  anlattıklarını  can  kulağı  ile  dinlemiş.  Bilenler, bilmeyenlere anlatmış. Günlerce, haftalarca arabalarla kumlu toprak taşınmış. Yumuşak bir toprak çeşidi olan  killi  toprakla  karıştırılmış. Hazırlanan  tarlalar  sürülmüş,  gübrelenmiş, tohumlar atılmış. Su kanalları  açılmış. Tarlalar  sulanmış.  Sonbahar  yağmurları  toprağın sulanma işine kesin çözüm getirmiş. Ekim-dikim işleri bittikten sonra  uygun  yerlerde  suni göletler hazırlanmış. Buralarda balık yetiştirilmeye başlanmış. Aradan zaman geçmiş. Ülkenin birçok  yerinde  başaklar  boy  atmaya,  sebzeler  olgunlaşmaya  başlamış.  Herkes,  sevinç içindeymiş. Sebzeler ve meyveler toplanmış. Ambarlar ürünle dolmuş. Büyük ve küçükbaş hayvanlar çayırlarda, çimenlerde otlamışlar. Eskiden, zayıflıktan kemikleri sayılacak halde olan hayvanlar gelişmişler, semizleşmişler.

Ertesi  yıl,  tarım  yapılan  topraklar  daha  da  genişletilmiş.  Tarlalara  yeni  tarlalar  katılmış.  Kendilerine yetecek kadar yiyecek yiyen fakir ülkenin insanları daha bir hırsla, azimle işlerine sarılmışlar. Çok çalışmışlar. Hasat mevsiminden sonra ürün fazlasını elbise, ayakkabı, kumaş, ev eşyası gibi acil ihtiyaçlar karşılığında komşu ülkelerle takas etmişler. Önceleri  bu  ülkenin adını bile anmayan yabancı tüccarlar gelir, gider olmuşlar. Ticaret gelişmeye başlamış.

Daha ertesi yıl ürün bol olmuş. Elbise, ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşılayan halk, ürünlerini  parayla satmışlar. Eski ahşap evler yıkılıp, yerine taştan, tuğladan, sağlam, iki üç  katlı evler  yaptırmaya başlamışlar. Padişah ise, iki katlı ahşap sarayının tam karşısına büyük  bir  saray  yaptırmış. Bu saraya taşınmış. Eski saray  Gezgin Şehmuz’un  ricası  üzerine  yıktırılmamış. Kapısına büyükçe bir levha asılmış. Levhaya Gezgin Şehmuz’un şu sözleri yazılmış.

“ Yok vardır. Var yoktadır. Önemli olan, yoktan varı ayırıp çekip almaktır. Yok  bir  tanedir. Bir yok,  iki yok olmaz. Var yoktan ayrılırsa çoğalır: İki olur, üç olur, beş  olur…Yok  varın gelişmesini önler, hapseder. Var yokun yokluğunda var olur, varlık olur. “

Gezgin  Şehmuz, üç yıldır bu ülkede olduğunu, ülkede yaşayan insanlara biraz olsun yardımcı olabildiyse kendisini bahtiyar ve mutlu hissedeceğini; öğrenme, inceleme, araştırma ile  çıkar  gözetmeksizin çok çalışmanın toplumları kalkındıracağını söyleyerek, padişahtan gitmek için izin istemiş. Padişah ve halk, her şeylerini borçlu oldukları, yoksulluğu yok eden  bu  değerli adamın  kalması  için  fazla  ısrar  etmemişler.  Biliyorlardı  ki , O,  bir  gezgindir.  Yardıma, öğrenmeye ihtiyaçları olan başkaları da bulunabilir. Gezgin  Şehmuz  padişah  ile  vedalaşıp saraydan ayrıldıktan sonra, padişah gözyaşlarını tutamamış. Evet…Bir  padişah  ağlıyormuş.


Yazan: Serdar  Yıldırım















Forum içeriğini Görebilmek için Buraya Tıklayarak Üye olunuz..
Bu Sayfayı Paylaş
Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv
| Arşiv  |  Sitemap  |  Xml  |  Rss  |  Rss2  |  Wap  |  Wap2  | imodelink  |  feed | Active | home | html | bs | sm |
Bisohbet.Com Dizifilm özetleri film fragmanları dizi film oyuncu resimleri | Powered by SMF.
© 2005, Simple Machines LLC. All Rights Reserved.
Theme PascaL
Bisohbet© Mozilla FireFox ile cillop gibi görünür.
[1] | [2] | [3] | [1] | [4] | [5] | [6] | [7] | [8] | [9] | [10] | [11] | [12] | [13] | [14] | [15] | [16] | [17] | [18] | [19] | [20] |
[21] | [22] | [23] | [24] | [25] | [26] | [27] | [28] | [29] | [30] | [31] | [32] | [33] | [34] | [35] | [36] | [37] | [38] | [39] | [40] |
[41] | [42] | [43] | [44] | [45] | [46] | [47] | [48] | [49] | [50] | [51] | [52] | [53] | [54] | [55] | [56] | [57] | [58] | [59] | [60] |
[61] | [62] | [63] | [64] | [65] | [1] | [66] | [67] | [68] | [69] | [70] | [71] | [72] | [73] | [74] | [75] | [76] | [77] | [78] | [79] | [80] | [81] | [82] | [83] |
[84] | [85] | [86] | [87] | [88] | [89] | [90] | [91] | [92] | [93] | [94] | [95] | [96] | [97] | [98] | [99] | [100] | [101] | [102] | [103] | [104] | [105] |
[106] | [107] | [108] | [109] | [110] | [111] | [112] | [113] | [114] | [115] | [116] | [117] | [118] | [119] | [120] | [121] | [122] | [123] | [124] | [125] | [126] |
[127] | [128] | [129] | [130] | [131] | [132] | [133] | [134] | [135] | [136] | [137] | [138] | [139] | [140] | [141] | [142] | [143] | [144] | [145] | [146] | [147] |
[148] | [149] | [150] | [151] | [152] | [153] | [154] | [155] | [156] | [157] | [158] | [159] | [160] | [161] | [162] | [163] | [164] | [165] |
[166] | [167] | [168] | [169] | [170] | [171] | [172] | [173] | [174] | [175] | [176] | [177] | [178] | [179] | [180] |
[181] | [182] | [183] | [184] | [185] | [186] | [187] | [188] |

| Konut Kredisi | | ihtiyaç kredisi | Taşıt Kredisi | Hisse Senetleri | Tekstil | Döviz Kuru
| kvp | Tarafsız İlkeli Haberin Doğru Adresi | Ekonomi, Borsa, Döviz Kuru, Kredi, Faiz, Dolar Kuru |
Sitemiz En iyi 1024x768 çözünürlükte Mozilla Firefox ile Görüntülenebilir