10 anneden biri doğum sonrası depresyona giriyor
24.02.2008
->
10 anneden biri doğum sonrası depresyona giriyor
DoÄŸum yapan her on kadından biri depresyon geçiriyor. DoÄŸum sonrası depresyon çok ciddi sonuçlar doÄŸurabiliyor; bu sorunlar tedavi edilmediÄŸinde anneleri intihara kadar sürükleyebiliyor. Bir bebek doÄŸar doÄŸmaz hemen iki soru soruluyor: Birincisi “SaÄŸlığı nasıl?”, ikincisi ise “Annenin saÄŸlığı nasıl?” Bu soru ile merak edilen sadece annenin fiziksel saÄŸlığı… İşte bu sebeple “iyi” dendiÄŸi an “doÄŸum olayı” herkes için bitiyor. Oysa anne için doÄŸumun sadece fiziksel aÅŸaması sona eriyor ve belki de mutluluk kadar psikiyatrik bozukluklara da dönüşebilecek bir dönem baÅŸlıyor.
DoÄŸum sonrası “annelik hüznü” olarak da tanımlanan bazı duygusal deÄŸiÅŸimler yaÅŸamak son derece normal ve neredeyse her annede görülüyor. DoÄŸum sonrası depresyon ise doÄŸumdan sonraki birkaç ay içinde oluÅŸan ciddi bir depresyon türü. Acıbadem Hastanesi Psikiyatri Konsültanı Doç. Dr. Ece Orhon “Tedavi edilmediÄŸi takdirde kronikleÅŸip seyri bir yıla kadar uzayabilen bir hastalık” olarak tanımladığı doÄŸum sonrası depresyonla ilgili ÅŸunları söylüyor: “Gebelik süresince iki diÅŸilik hormonu, estrogen ve progesteron miktarında çok yükselme olur. Bu nedenle çoÄŸu kadın gebeliÄŸin 2.’ci ve 3.’cü trimesterinde mutludur, kendini iyi hisseder. DoÄŸumdan sonraki ilk 24 saatten itibaren bu hormonlar cok kısa zamanda gebelik öncesi seviyeye kadar düşerler. Her adet öncesi çoÄŸu kadının hissettiÄŸi gerginlik, tedirginlik,üzüntü ve karamsarlığın bu iki hormon seviyesindeki çok küçük mikdardaki deÄŸiÅŸime baÄŸlı olduÄŸu bilinmektedir; Bu açıdan bakıldığında doÄŸum sonrasında çok kısa zamanda çok yüksek mikdarda düşen hormonların yarattığı dengesizliÄŸin depresif hastalığa yol açabileceÄŸi kuramı akla yakın gelmektedir.” Hızlı hormonal deÄŸiÅŸimin yanısıra doÄŸum yorgunluÄŸu, kan basıncında düşme, metabolik bozukluklar, beslenememe, uykusuzluk genel direnci kırmakta ve ruhsal yatkınlığı olan kadınlarda yalnız bırakılma, destek görememe gibi sosyal etkenlerin de katkısı ile hastalığın oluÅŸabildiÄŸini vurguluyor Doç. Dr. Ece Orhon.
DEPRESYON BELİRTİLERİ
DoÄŸum sonrası depresyon geçiren anne kendini çok yalnız, yetersiz hissediyor, bebeÄŸine bakamayacağına inanıyor; giderek yoÄŸunlaÅŸan bu durum derin suçlanma duygusuna, nadir de olsa intihara dahi yol açabiliyor. Doç. Dr. Orhon depresyon belirtilerini şöyle sıralıyor: “DoÄŸum ertesi depresyon belirtileri sinsi ve yavaÅŸ geliÅŸir. Üzüntü, gerginlik, mutsuzluk, aÄŸlama ve özellikle uykusuzluk öncü belirtilerdir. Hasta giderek her zaman yaptığı iÅŸleri yapamaz, saÄŸlığı için çok endiÅŸelendiÄŸi bebeÄŸi ile ilgilenemez, bakımını yapamaz olur. Belirli bir sebep olmasa da hep kaygılıdır. Hastalık ilerledikçe deÄŸersizlik, umutsuzluk, suçlanma ve derin acı duyguları yerleÅŸir. Tüm depresyonların ortak belirtisi olan suçlanma duygusu postpartum depresyonda çok daha derindir. Çünkü suçlanmanın odağı yeni doÄŸurmuÅŸ olduÄŸu kendi bebeÄŸidir.”
DESTEK, TEDAVİDE ÖNEMLİ!
Vakit kaybetmeden bir uzmana baÅŸvurulduÄŸunda doÄŸum sonrası depresyon kısa bir süre içinde tedavi edilebiliyor. Ancak geciken hastalarda tedavi süresi uzuyor. Doç. Dr. Orhon doÄŸum sonrası depresyonun tedavisini şöyle açıklıyor: “Postpartum depresyon tedavisinde göz önünde tutulması gereken bazı prensipler vardır: İlki organik sebebin ekarte edilmesi, varsa tedavi edilmesidir. İkincisi belirtilerin erken fark edilmesi ve enerjik bir tedaviye hemen baÅŸlanmasıdır. Aksi halde hastalık kronikleÅŸir veya tedaviye dirençli olur. Üçüncüsü postpartum hastalığın tabiatının deÄŸiÅŸkenliÄŸidir. Tedavi de buna uygun olarak düzenlenmelidir. ÇoÄŸu antidepresanların etkisi iki, üç hafta sonra baÅŸlar. İlacın anne sütü ile bebeÄŸe geçmesi ayrı bir problemdir. Kısa sürede etkili ve bebeÄŸe sütle az geçen antidepresanların kullanılması gerekmektedir.” Aslında tüm bunlara ilaveten en önemli olan ÅŸeyin anneye yakın çevresınden verilen destek olduÄŸunu söylüyor Doç. Dr. Orhon. Yani kendisinin ve eÅŸinin ailesi, akraba ve yakın arkadaÅŸları kiÅŸiye anneliÄŸi öğretmeli, yeni sorumluluÄŸuna geçiÅŸini ve anne kimliÄŸini benimsemesini kolaylaÅŸtırmalı.
DEPRESYONDAN KORUNMAK İÇİN
Bebek bekleyen anne adayı olarak annelikle birlikte değişecek olan sosyal ve yaşamsal koşulları düzenleyin.
Anneniz, diğer anneler, annelik yapmış yakınlarınız ve arkadaşlarınızla bebekler ve anneler hakkında bol bol konuşun, mümkünse bu alanda yazılmış kitaplar okuyun.
Doğum ertesi bebekle geçirilecek zamanı artırmak için çalışma programınızı yeniden organize edin.
Destek alabileceğiniz eş, ebeveyn, akraba ve arkadaşlara bu ihtiyacınızı içtenlikle belirtin.
Daha önceden geçirilmiş bir depresyon söz konusu ise veya hafif de olsa karamsarlık, hüzün, endişe gibi duygulara sahipseniz doktorunuz ile bu durumu paylaşın.
Kategori: Bilim Teknoloji ve Saglik
